bu benim hayatım mı?/ benim hayatım bu mu?

İnsan olmak kolay değildir. Bir tane hayatınız vardır, doğru seçimleri yapacak ikinci bir şansınız olmayabilir. Ölüm ensenizdedir. İyi biri olmaya çalışmak sorumluluğu ağır gelebilir zaman zaman.
Anne olmak zordur. Kendinizden çok evladınızı düşünürsünüz, ama kendinizi de düşünmek zorundasınızdır çünkü kendinizi sizden başkası düşünmez ve çok ihmal edilirse "kendiniz" kötü biri olmaya başlayabilir. Kötü bir anne bile olabilir hatta.
İkiz annesi olmanın ne kadar zor birşey olduğunu ikiz annesi olmayan kimse anlamaz. Anlaşılmamanın zorluğu da eklenince ezilebilirsiniz.
Sırtınızı dayayabildiğiniz yegane insan uzakta olabilir. Allah'a dayanırsanız bu durumdan ruh sağlığızı koruyarak* sıyrılma şansınız mevcuttur. Allah gurbette sahibinizdir. Zaten her yer de gurbettir.
Uzun süredir yazamıyorum çünkü bilgisayar genelde meşgul oluyor. Bu arada neler oldu hatırlayabildiğim kadarıyla yazayım efendim. Geçtiğimiz Cuma gecesi, babanemin 96 yıllık güzel hayatı nihayet buldu. Allah herkese onun gibi tertemiz yaşamak nasip etsin. Taziye için gelen giden bol oluyor. Çocuklar da elden ele geziyorlar bu arada. Pazar günü Oğuz amca doğumgünü hediyeleriyle geldi. Normalde İhsan oturan bir kimsenin kucağında birkaç saniyeden fazla duramaz ama amcasının kucağında süt dökmüş kedi gibi uzun uzun oturdu. Zaten henüz bir buçuk aylıkken ilk bilinçli göz temasını da Oğuz'la kurmuş, gözlerini dikip amcasına gülümsemişti.
İki gün önce Müşerref teyzelere iftara gittik. O akşamın en komik anı İhsan ile Zehra'nın aynı sandalyenin ayakları arasına (biri bir taraftan öbürü diğer taraftan girmek suretiyle) sıkışmaları oldu. Canları yanmadan kurtardık çok şükür.
Bugün öğleden sonra çocukları evin arkasındaki fındıklığa götürüp gezdirdik. İftarı da Aysel teyzelerde yaptık.
Artık İhsan desteksiz gayet güzel tay tay durabiliyor. Zehra da onu yakaladı sayılır. Belki daha erken bile yürüyebilir. Ayakta durunca "ta ta ta ta" deyip alkış yapıyorlar. Geçen gün İhsan ayakta durabildiği için Zehra'yı alkışladı :)
İhsan evdeki bütün sandalyelere tırmanmayı, dolap kapaklaırnı ve alçak çekmeceleri açmayı beceriyor. Zehra il birlikte çekmeyi boşaltıp sırayla içine giriyorlar.
İhsan Zehra'nın saçını çekme işini abarttı son zamanlarda. Ne yapacağımı şaşırdım. İnşallah düzelir. Şu kareyi çekerken önce fotoğrafçı sonra anneydim :P
Dün gece ilk defa ben başlarında durup ninni filan söylemeden ikisi de uyudular. Gerçi bu gece biraz durdum yanlaırnda uyuyuncaya kadar ama en azından bağırış çağırış olmadı. Kolaylaşıyor hamdolsun. Nasıl güzeller yahu :)
Sevgili takipçilerimiz, sizleri elimde olmayan sebeplerle beklettiğim için özür dilerim. Telafi gecikmeyecek inşallah. Hürmetlerimi sunarak reverans şeklinde sahneyi terkediyorum.
*Lustral'i yaratan Allah'a hamdolsun!
4 yorum:
insan ne çabuk pişman oluyor. "yeni haber bekliyoruz. ne olursa artık..." derken bu haberi hiç tahmin etmemiştim. neler geldi o başa, bu da geldi demek. canım ayşe, Allah sabır versin. hayat garip gerçekten.. keşke daha iyi bir insan olabilseydim, yanında dursaydım...
yanımdasın. eksik olma.
Başınız sağolsun... Allah rahmet eylesin..
Ölüm kötü bir şey değil... Cenabı hakkın yanına gideceğimiz gün için dinlenme süreci bence :)
(Bu arada yeni fark ettim gmail hesabı geçerliymiş bloggerda :))
Artık isimsiz değilim.
Allah rahmet eylesin, sizlere de sabır versin inşallah.
Bu arada ilk fotoğrafa bittim.
Yorum Gönder