1 Haziran 2008 Pazar

bişey mi dedim





Parklardaki kenelerden korktuğumuz için eve hapsolduk. Bu günlerde İhsan ile Zehra'nın televizyon karşısında geçen zamanları çoğaldı. Osman'ı bir çeşit park oyuncağı gibi kullanıyorlar. Birisi altından geçerken öbürü tepesine çıkıyor.
Keşke bahçeli bir evimiz olsaydı diyoruz. Kaçıp gidecek bir yeni ülke düşlüyoruz. Bunalıyoruz sıkılıyoruz. Çocuklarımızla oynayıp unutuyoruz. Ne kadar da kolay unutuyoruz. Mesaj vermeye çalışmıyoruz. Evlendik mutluyuz. Çocuklarımız oldu mutluluktan deliye döndük ne yapacağımızı şaşırıyoruz. Uzay mekiğine tuvalet pompası göndermişler ona gülüyoruz kahvaltıda. Aslında herşey sahiden şahane.
"...aşk,başka ne olsundu hayatın mazereti... " aslında bahanesi olmalıydı sanki İsmet bey. Sizden iyi mi bileceğiz?

1 yorum:

Adsız dedi ki...

Ne güzel yazmışsın. Ne güzel... Gözümün önünde nasıl hızla büyüyor bu prens ve prenses...