yeniden

Malesef yine arayı bir kaç ay açtık. Tembelliği zaman zaman tavana vuran bir insan olmamın tatsız sonuçlarından sadece bir tanesi bu. Düne kadar ne fotoğraf makinesine ne de klavyeye elim değmedi. Neyse ki dün Zehra’nın saç örgülerinin güzelliği içimdeki fotoğrafçıyı harekete geçirdi de parka giderken yanıma makinemi alabildim.
Bu arada biz bazı seyahatler yaptık. Evimizde bazı misafirler ağırladık. Olan biten her şeyi hatırıma getirip nakledebilmem mümkün görünmüyor. Gidilenler arasında İstanbul’umuzun olduğunu unutmuş değilim ama :) Aytepe’de de bir hafta geçirdik. Orada İhsan’ın akika kurbanını kesmek nasip oldu. Akrabalarımız bizi yalnız bırakmadılar o gün. Hepsine teşekkürler. Zehra’nın akikası da inşallah yakında Konya’da kesilecek.
Tabi çok sayıda küçük hastalıklar da atlatıldı yazmayı ihmal ettiğimiz haftalarda. En sonuncusu İhsan Bey’in sünnet tarihini planladığımızdan en az bir dört sene kadar erkene almak zorunda bıraktı bizleri. Muhtemelen bu hafta Perşembe günü genel anestezi altında sünnet yapılacak. Sünnet için çok tercih edilmemesi gereken bir yaş döneminde bulunduğundan ötürü pek içimize sinmedi ama inşallah ruhen hasar almadan atlatır. Dua ediniz.
İki ay sonra Michigan/Ann Arbor’a taşınıyoruz. Osman mastır yapacak kısmetse. O yüzden evimizi toparlamaya başladık. Önümüzdeki iki sene boyunca sizlere oradan yazacağım sevgili izleyicilerimiz :)
Dün parkta kendi yaşlarında bir çocuk daha vardı. Onu da ekibe katıp coştu bizimkiler. Bir ara kendilerinden başka çocukları dışlıyorlardı. Neyse ki o eski yabanilikleri kalmadı. Bunlar güzel şeyler.
Bu karede İhsan'ın iki ayağının birden havada olduğuna dikkat çekmek istiyorum!
İhsan Selim kaydırak yolunda.
Tahtırevalli marifeyle göğe yükselen prenses.
Ayşe ve kerimesi.
Osman ile yavruları. 
Park dönüşü Zehra'nın koltukta uyuyakalması.
Esma Teyze'nin bizde kaldığı bir gecenin sabahında çocuklar kapısını açamayınca kapı altından teyzelerini görmeye işte böyle çalışmışlardı. bu hadise iki ay önce oldu ama neyse..
Bu da Aytepe tatilimizden bir kare.
Fatma hanımcığım da daha dün gece "korkarım hayatta uzun zamandır bir şeyler olmuyor? diye yazmışlar. Tam ben bu yazıyı hazırlarken içlerine doğmuş olacak.
Bundan sonra daha sık yazmak temennisi ile efendim hürmetler okuyan herkese.
3 yorum:
Fatma hanımın kulakları çınlasın, şu papatya tarlasında falan çektiği resimlerden gönderse, görmedik. Çok merak ediyoruz.
al fatmayı vur ayşeye ya habibi :)
tembellikte sınır yoktur.
malesef videolar hd kalitesinde kaydolmuşlar ve kendilerini dönüştürülmeden izleyemiyoruz. ama sanıyorum fotoğraflarda bir sorun yok. hemen facebook'a eklemeye çalışacağım şimdi bir kısmını.
'hissi kablel vuku ne de güzel bir duygu' diyerek cümlelerime son verirken hepinize selamlar sevgiler falan gönderiyorum, çokça..
çok özür dileyerek söylemeliyim ki, başarılı olamadım. bilgisayarımın azizliğinden midir, netten midir bilemiyorum. denemeye devam edeceğimden şüpheniz olmasın.
Yorum Gönder