Seni Seviyorum Zehra!
Kütüphaneden sık sık kitap alıp çocuklara okumaya çalışıyorum. Birisi sağıma, öbürü soluma sokulup uslu uslu dinliyorlar beni. Okumamız bittikten sonra da kitapla ilgili biraz sohbet ediyoruz. Geçenlerde başlığı "I Like Myself" (kendimden hoşlanıyorum) olan bir kitap almıştık. Okumaya başlamadan önce çocuklara, kendilerinden hoşlanıp hoşlanmadıklarını sordum. İhsan soruyla pek ilgilenmedi. Zehra'yla ise aramızda şöyle bir diyalog geçti:
-Zehra do you like yourself?
-Yes
-Why do you like yourself? What's so good about you?
-You love me.. I like myself, because you love me.
(kitap ingilizce olunca konuşma da öyle oldu, orijinal haliyle kaydetmek istedim, tercümede anlam kayması olabilir diye)
Doğrusu daha yüzeysel bir cevap bekliyordum, bunu duyunca birden gözlerim doldu. Minişimi öptüm, sarıldım. Gözlerinin içine bakıp onu ne kadar çok sevdiğimi yeniden söyledim. Allah'a çok şükrettim, sevildiğini hissedebildiği için yavrum. İyi bir anne değilim ben. Kusurlarım çok, çocuklarımla yeterince meşgul olup onlara karşı çok yumuşak davranamıyorum. Zaman zaman karşılarında canavarlaştığımı farkedip mahcubiyet duyuyorum onları bana emanet edenin huzurunda. Bütün bunlara rağmen Zehra'nın onu sevdiğimin farkında olmasına öyle çok sevindim ki. Çünkü sahiden de öyledir; sevdiğimizin bizi sevdiğini hissedemezsek biz de kendimizi sevemeyiz. Özgüvenimiz eksik kalır, yeteneklerimizi kullanamayız. Harekete geçecek, adım atacak kudreti bulamayız kendimizde. Çok iyi biliyorum bunu. Çocuk eğitiminde de en mühim şeyin ebeveyn ile evlat arasındaki sevgi bağı olduğuna inanıyorum. Dilerim ki ömürleri boyunca, anne babalarının onları ne kadar çok sevdiğini duyarak, hissederek yaşasınlar İhsan ile Zehra; bize de sevgimizi güzelce ifade edebilmek nasip olsun inşallah.
*resim aylar öncesinden.
3 yorum:
özellikle şu kısmı çok beğendim:
"Kusurlarım çok, çocuklarımla yeterince meşgul olup onlara karşı çok yumuşak davranamıyorum. Zaman zaman karşılarında canavarlaştığımı farkedip mahcubiyet duyuyorum onları bana emanet edenin huzurunda. Bütün bunlara rağmen Zehra'nın onu sevdiğimin farkında olmasına öyle çok sevindim ki. Çünkü sahiden de öyledir; sevdiğimizin bizi sevdiğini hissedemezsek biz de kendimizi sevemeyiz. Özgüvenimiz eksik kalır, yeteneklerimizi kullanamayız. Harekete geçecek, adım atacak kudreti bulamayız kendimizde. Çok iyi biliyorum bunu."
Rabbim hepimize hayırlı anneler olabilmeyi, O'nun yolunda hayırlı insanlar yetiştirebilmeyi nasip etsin.
ferda hanım ben sizi çok seviyorum. valla billa. - fatma hanım tanıştırmıştı bizi bir ara, ta oradan beri-
ayşe fotoğraf gerçek mi? sanki yıllarca akılda kalacak bir filmden alınmış gibi. ya da çok sevdiğim bir paragraf gibi. altını lise yıllarında çizdikten sonra otuzlu yıllarda mesela kütüphanenin tozunu alırken o paragrafla burun gelmek gibi..
evet fotograf gercek tabi ki :)
ben de ferda hanim'i cok seviyorum. buraya ugrayip yorum yazdigi icin de cok seviniyorum. yillar once kendisi nisanliyken ya da nisanlanmak uzereyken ayakustu bir defa karsilasmistik. yeniden yuzyuze gorusebilmeyi cok isterim.
ikinize de sevgiler :)
Yorum Gönder