10 Şubat 2008 Pazar

Şöyle oldu, Böyle oldu

İhsan ve Zehra çaktırmadan türkçeyi sökmeye başladılar. Mesela daha önce ona çiçek figürünü tanıtmamış olduğumuz halde (hatta gerçek çiçekleri bile "bak bu çiçek" filan diye gösterdiğimizi hatırlamıyorum) geçen akşam İhsan karmaşık bir resmin içindeki çiçeği göstermesini isteyince hiç tereddüt etmeden isteğimi yerine getirdi. Kuşu da gösterdi aynı resimde. "Taşa basma ayağın üşür, halıya otur" filan gibi şeyleri anlayıp yapıyorlar. Dün akşam Zehra da "kızım bana bir yastık getirip başımın altına koyar mısın" şeklindeki ricamı derhal yerine getirdi. Ayrıca o sırada neyle meşgul olursa olsun, birileri "upsy daisy", "iggle piggle", "makka pakka" gibi In The Night Garden tiplerinden birisinin adını ağzından kaçırırsa hemen bilgisayarın başına koşup "aç aç aç" şeklinde youtube'den gece bahçesinin açılmasını buyuruyor kendileri.
Yüksek yerlere tırmanmak için ayağının altına bir yükselti koymayı da akıl edebiliyor artık İhsan. Sandalyeleri çekip üzerlerine çıkarak tezgaha tırmanmalara filan başladı.
Zehra artık kendi kendine pantolonunu çıkartmayı beceriyor. Tişörtleri kafasından geçirebiliyor. Aklı fikri giyinip süslenmekte.
İhsan'ın da arada sırada Osman ya da benden kaçacağı tutuyor. Üzerini değiştireceğim zaman ya da babası onu yatağına koyacağı zaman oluyor bu kaçmalar genelde. Çok heyecanlanıyor yakalanacağını anlayınca. Panik oluyor. Dün akşam gene böyle bir kaçma sırasında köşeye sıkışınca eline geçirdiği bir minderin altına saklanmaya çalıştı. Sonra bunun işe yaramayacağını anlayınca son bir hamleyle minderi Osmanın suratına kapattı. Güldük, eğlendik. Zaten bu günlerimiz genelde gülmelerle eğlenmelerle geçiyor. Hamdolsun. Hepimiz iyiyiz hoşuz. Buradan blogu okumakta olan herkese de afiyetler diliyorum.

Hiç yorum yok: