31 Ekim 2009 Cumartesi

Sonbaharda Bir Park Gezintisi










Dün havanın fena olmayışından istifade Gallup Park'a gittik. Bol bol fotoğraf çektik. Gördüğünüz gibi burada sonbahar çok güzel. Herşey yolunda.
Zehra İngilizce öğrenmek için çok gayretli. Çaktırmadan öğrendiği kelimeleri bir fırsatını bulup kullanmaya çalışıyor. Renklerin filan ingilizcelerini soruyor. Bazen de oyun oynarken anlamsız sesler çıkararak inglizce konuşuyormuş gibi yapıyor. Hevesini kırmamak için saçmaladığını söylemiyoruz tabi :) İnşallah dönünceye kadar çocuklar epeyce ingilizce öğrenmiş olurlar.
Yarın Halloween ("cadılar bayramı" dedikleri). Bir aydır heryerde kostüm afişleri marketlerde kocaman kocaman balkabakları, cadı, hayalet kuklaları vs.. Şehirdeki evlerin büyük bir kısmının bahçesi bu özel saydıkları gün için ilginç şekillerde döşenmiş durumda. Yarın "trick or treat" diye kapı kapı gezecek küçük çocuklar. İnsanın, filmlerde seyrettiği bir hayatın içinde kendisini bulması biraz tuhaf. Burada uzun yıllar kalmak zorunda olmayışımıza seviniyoruz. Şu anda bizim için maceradan ibaret bunlar. Ama çocukların Amerika'da okula gitmeleri gerekseydi çok farklı meselelerimiz olurdu.
Parkta çektiğimiz videolardan da koymak istiyorum. Bir de yaşadığımız evin arabamızın filan fotoğraflarını koymak istiyorum sayfaya. İnşallah olur.
Son olarak değinmek istediğim bir konu da buralarda gerçekten sigara içilmiyor oluşu. Benim gördüğüm kadarıyla, hastanenin acil kapısındaki iki doktorun dışında bütün şehirde sigara içen kimse yok :)

10 yorum:

vedide yalınayak dedi ki...

:) doktorlar işi biliyor!

habibi dedi ki...

Ihsanın araba pozu dönüş yolunda çekilmiş heralde, pek bi yüzü asık. her güzel şey gibi park gezisinin de sonu gelmiş. Büyüdkçe daha çok babaya benziyo elini dayamış öyle yüzüne bakışları :)

kedikolog teyze dedi ki...

Bu arada çocuklarla bol bol ingilizce konuşmanızı,ingilizce çizgifilm seyrettirmenizi tavsiye ederim. Türkçeyi zaten hallettiler. bu yaşlar dil kazanımı için kritik evre, öğrendikleri kalıcı olur. televizyondan çizgifilmlerden falan duyarak da doğru telaffuzu öğrenirler.

gazoz kapağı dedi ki...

ben zehranın "ceeee" pozuna bayıldım. ayrıca cadıklar bayramınız mübarek olsun. son olarak oyaşta yabancı dile yüklenmek doğru mu bilmem. anadilin kıvammının tam netlik kazandığı zamanlar oluyor ya. tabii şeker gibi eylenmek için bu dili ısırabilirler. siz evde türkçe konuşun lütfen. kedikolog teyze kızmayın ama anne ve baba çocuklarıyla anadilinde konuşsun.

habibi dedi ki...

Yabancı dile yüklenmeyecekler :) kendiliğinden öğrenecekler, bilingual olacaklar. Yiğenlerimin zekasına güveniyorum ikisini de çok güzel alırlar kolaycana.

gazoz kapağı dedi ki...

ben de güveniyorum zekalarına yiyenlerimin. bir de mis gibi kokuyorlardı kokularına da güveniyorum.

vedide yalınayak dedi ki...

eskiden buralar hep yeni yazı fotoğraf falandı..

habibi dedi ki...

hani bayram resimleri nerde kaldııı???

Kokoş teyze dedi ki...

nerde o eski bayramlar? hani nerde?! zehranın bayramlığını üzerinde göremedim bir türlü :(

ayse dedi ki...

beklettigim icin ozur dilerim bekleyenlerden.
ayse cocuklarin dil yuzunden kafalarinin karisacagini dusunmuyorum. dort yasina dogru ilerliyorlar. turkce ile ingilizcenin ayri diller oldugunu kavrayabiliyorlar. dil ogrenmek icin uygun bir yastalar. biz de gundelik hayatimizda ingilizce konusuyor degiliz. ama bazen oturup birlikte calisiyoruz diyelim. zaten kendileri soruyorlar, bunun ingilizcesi nedir filan diye. bazi kelimeleri de tvden kendileri ogreniyorlar.